Feeds:
Posts
Comments

Archive for January, 2012

evde ustalar var. öyle olunca Canan’ı da evden postaladım, gitsin Ayvalık’ı dolansın, keyfine baksın diye. öğle arası verilince, ustalar yemeğe gitti, ben de bir sandviç yapıverdim. malzeme iyiyse sandviç tatminkar bir yemek olabilir. peki, bu seferki iyi malzeme neydi? ekşi maya ekmek, füme tavuk göğsü, sızma zeytinyağı ve hani şu geçen gün yaptığım marine salatalıklar. [...]

Read Full Post »

tatil demek kahvaltı demek. kahvaltı demek yumurta demek. evde misafir olunca, sabahlara çeşit çeşit yumurta uyduruyorum. ilk sabah scrambled/çırpılmış, ikinci sabah coddled -Türkçesini bulamadım-, bu sabah da ekmek-üstü-teneke-tulumu-üstü-yumurta. ekmekleri kızarttım, sızma ve birer dilim teneke tulumu. o şekilde sobanın üstündeki fırıncığa attım. soba nasılsa yanıyor, yoksa donmak işten değil, fırınına da hastayım. her şart altında [...]

Read Full Post »

evde yemek yapmak hep Ortaköy demek değil ya; bu sefer de Ayvalık’da. mönü, Cunda’dan Cumartesi pazarından aldıklarıma göre oluştu. aslında balıkçıdaki iri barbunlar kaderimizi belirledi. barbuna bayılırım, görünce de dayanamadım, hemen temizletip, aldım. sadece pullarını ve karnının içindekileri aldırdım. sonra evde ben filetolarını çıkardım. Istanbul dışında, nerede olursa olsun balıkçılar iyi balık filetosu çıkaramıyorlar, tecrübe [...]

Read Full Post »

pazarda turşuluk hıyarlar gördüm. aslında turşuluk hıyar ne özellikler taşımalı bilemem, ama tezgahda kornişon irilerini görünce hemen anladım. anlamamak mümkünmüydü acaba?. arada ufak olanlar da vardı, ama en iri olanları seçtim, tam da ne yapacağımı bilemeden. turşu kurarım diye düşünüyordum, sonra üşendim. canım da başka türlü birşey çekiyordu. hıyarları uzunlamasına, kurdelemsi, kesip, turşu malzemesiyle marine [...]

Read Full Post »

öğle vakti

camın arkasından güneş vuruyor. kemiklerim ısınıyor. garson seçtiğimiz yemekleri getiriyor. basit, az, öz. Ayvalık şehir kulübündeyiz, Yörük Mehmet’in yeri. ıspanak geliyor, hindiba, yoğurt, bir de pırasa. pırasanın görünüşünde hiç bir numara yok. hatta lüzumsuz görünüyor. ne pirinç, ne havuç, sadece pırasa, öylece. nefasetini anlatamam. ilik gibi. tabii ki zeytinyağlı. ılık. yemek bitiyor, oturduğumuz yerde kalıyoruz. [...]

Read Full Post »

Read Full Post »

Read Full Post »

@ Cunda pazarı

Read Full Post »

kahvaltı gibisi yok. teneke tulumu, müthiş taze, süt gibi, bir lor, babamın yaptığı ayva ve narenciye reçelleri, tabii ki babamın çekirdeksiz zeytinleri. bunlara Kantin’in ekşi maya ekmeğini kattım, bir de demli çay. ötesi lazım değil. haa, ama zeytinyağsız olmaz. ötesi lazım değil, ama ne de olsa tatil, bir de yumurta yaptım, scrambled/çırpılmış. bol otlu.

Read Full Post »

sonunda Ayvalık’tayım. hava hiç olmadığı kadar soğuk. bir de üstüne buz gibi eve girince, canımıza okundu. elektrikli radyatör de yanıyor, soba da gürül gürül, ama henüz ‘bana mısın’ demiyor. çorba şart. yanımda tavuk suyu getirmiştim, gerisi kolay ayarlandı. evde yeşil mercimek, muhtelif baharat, bir de aylar öncesinden buzdobında unutulmuş, üstelik üstü açık kaldığı için kurumuş [...]

Read Full Post »

Older Posts »

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 2,081 other followers