gevşek bir lahana almıştım, içini doldururum diye. sonra aniden fikir değiştirdim. fırın köfte yapıp, lahanaya sarmaya karar verdim.
soğanları brunuoise/sıçandişi dograyıp, zeytinyağında çevirdim. soğanlar yumuşayınca, dolmalık fıstık da kattım. ayrı bir tencerede lahana yaprakları için su kaynatıyordum, içinde önce biraz pirinç haşlayıp, diri bıraktım. sonra aynı suda lahana yapraklarını hallettim. fazla değil, 3-5 tane. pirinçleri soğan ve dolmalık fıstıklarla harmanladım. ılınmasını bekleyip, içine irice doğranmış maydanoz ve dereotu, yenibahar, limon kabuğu, taze çekilmiş karabiber koyup, tavuk kıyması ile karıştırdım. ve köfte olduğu için de bir yumurta ve biraz da ekmek içi. tuzu da unutmadım.
yağladığım kek kalıbının içine haşlanmış lahana yapraklarını yerleştirdim. içini köfte harcı ile doldurdum, yaprakları da üstüne çevirdim.
bunu da, son günlerde hep yaptığım gibi, sobanın üstündeki fırında pişirdim. önce üstü kapalı, sonra açık, hafiften kızarsın diye. çıkarında da bir 10 dakika dinlendirdim. yanında püre ile servis ettim, millet bayıldı. sanırım lokantada da yapacağım. ama gerçek odun fırınında.

Ellerinize sağlık, çok hoş görünüyor. Sizi sürekli takip ediyorum, hatta bu Ayvalık seyahatini duyunca davet etsem gelirmi acaba diye düşündüm ama sonra dedim ne alaka sen kendini koy bakalım yerine ne dersin deyip vazgeçtim. Çanakkale’de yaşıyoruz ama yazın Ezine Pazarköy’e çiftliğe dönüyoruz hani herkesin yazlık diye denize gitmesine karşılık biz köyümüze gidiyoruz. Sizi baharda hatta hıdrellezde eğer denk gelirse oğlak eti ile otlu pilav yemeye davet edelim olur mu? Çiftlikte taş fırınım var orada pişiririz herşeyi. Bu arada bu lahanalı köfte tavuk kıymasından değil de dana kıymadan olmazmı acaba?
Esen kalın
Neşe
Eger zamanlama doğru denk gelirse, davetinize icabet etmek, neden olmasın?
Bu köfte tabii ki dana kıymayla da olur. Yalnız lütfen daha iri çektirin, yağdan da korkmayın. Tabii vıcık vıcık olsun demiyorum.
Kolay gelsin.
Babaannemin tarifi tavuk kıymasıyla değil dana kıymasıylaydı, adı da lahana kapamadır bizim ailede. Annem hala yapar. soba yada odun fırını olmadan kapaklı bir tencerede yavas yavas hatta biraz dibini de tutturur.
elinize sağlık, Kantin’de yemeye geleceğim mutlaka
saygılar
dilşad
Harika bir tarif olmuş, sizi yeni keşfettim, aslında Kantinden biliyorum ama cunda sevdalısı birine rastlamak harika, bizde Cundadayız aynı dönemlerde olursak tanışmak isterim.
Bizi Cundada Ayna’da Laterna’da Moshos da …v.s. tanırlar
ellerinize yüreğinize sağlık sevgiler
Cunda da görüşmek üzere bir akşam misafirimiz olun çok mutlu oluruz.
sevgi ile….
İldem Arabacıoğlu