ama bir oldu ki, anlatamam. yı.kı.lı.yor!
ben böyle bir kuru bilmiyorum. yemedim de yapmadım da. fikir tabii ki Fransızların meşhur kurufasulye yemeği ‘cassoulet’den çıktı. hani ekmek kırıntılarıyla fırınlanıp, kabuk oluşturdukça o kabuk içine karıştırılan. hani ördek konfit ile yapılan.
yıllar önce Mim Kemal 19′dayken özel sipariş üzerine bir kere gerçek bir cassoulet yapmıştım. o gün bugün yapmadım. ama zaten bu seferki de cassoulet değil, ördekli kuru oldu.
işe tabii ki bir akşam önceden kuru fasulyeleri ıslatarak başladık. haa, aslında ördek konfit ile başlamak gerekir, ama bizim elimizde olduğu için kolay oldu. Aram Beyin Karadeniz’deki çiftliğinden getirdiği gerçek ördeklerle yapmıştık konfiti. 10 gündür yağının içinde kullanılacağı günü bekliyorlardı. etlerini kemiklerinden ayırıp, kenara koyduk. kemikleri de mevcut tavuk suyunun içine ekleyip, kenarda kaynamaya koyduk. böylelikle tavuk suyunun nötr tadını ördek kemikleriyle güçlendirmiş olduk. kuru fasulyeleri bu sabah kaynayan bir suyun içine koyduk. içine 5-6 adet kiraz domates, bir demet taze kekik, 3 diş sarımsak , 2 tek defne yaprağı, bir baş soğan ve 2 tek karanfil koyarak haşladık. arada köpüğünü de aldık. kuru fasulyelerin fazla pişmemesine dikkat ettik. diğer malzemeyle pişip, evlenecek, yumuşayacak ama çamur olmayacak kadar.
bir yandan da diğer bir tencerede sıçandişi/brunuoise doğranmış soğanları konfitin yağında, yani ördek yağında pişirmeye başladık. soğanlar yumuşarken, limon kabuğu ve çintilmiş sarımsaklar ilave ettik. daha sonrasında ise tavla-zarı/medium-dice doğranmış kerevizleri ve kabuğu soyulup temizlenmiş havuçları kattım. havuçlar sadece lezzet versin istedim; bitmiş ürünün rengini bozmasını istemedim.
haşlanmış kuru fasulyeleri de ekledim, ördek kemikli tavuk suyu ve tuz. iki büyük toprak güvece paylaştırdım. her birine birer bouquet garni. yani taze kekik, mercanköşk ve maydanoz sapları. ayruca defne yaprakları. değirmen karabiber. üstlerini de maydanozla karışmış ekmek kırıntısıyla bayağı bir tabaka oluşturacak şekilde tamamladım. güveçleri de folyo ile sıkı sıkıya kapayıp, odun fırınına.
güveçler fırına 9:30′da girdi. 10:10′da ilk tur çıkardık, oluşmuş kabuk/tabakayı içine karıştırdık. yeniden maydanozlu ekmek kırıntısı, tekrar fırına. 11:10′da çıktı, daha evvel ayıklanmış kenarda bekleyen ördek konfitin etlerini de içine katıp karıştırdık. kenarda iyice kısık ateşte sıcak tutmaya devam ettik. sipariş geldikçe, küçük porselen güveçlere koyup, üstlerini yine ekmek kırıntısıyla kaplayıp, fırına attık.
bir de tabii, yanına, isteyen olursa diye, ördek suyu ile pilav yaptı Bayram Usta. üff!





ŞAKA MI BUUUUUUUUUU?
İNANMAYACAKSIN AMA BEN BUNU AFİYETLE YERDİM. NASIL KAÇIRDIM :((((
Daha dün evde ördek confit yapmıştım. Sonuçta bir türlü nasıl başka bir şeylerle harmanlayacağıma karar veremeyip, ördek yağı ve stock’ı ile yapılmış arpa şehriye ile beraber yedim. Öyle de güzeldi, ama cassoulet muazzam olurmuş. Harikasınız Şemsa!
muhtemelen biliyorsunuzdur, konfit bekledikçe lezzeti olgunlaşan birşey. yapıldıktan sonra hemen tüketmeye göre düşünmüyorsunuzdur umarım.
arpa şehriye fikrine bayıldım, ben de yapacağım. ilik gibi olduğuna eminim.
Toprak güveçler sırlı mı ve nerden aldığınızı sorabilir miyim?
Teşekkürler..
toprak güveçler sırsız, bildiğimiz Türk usulü güveç, Eminönü’nden alındı. ilk kullanımdan önce yıkayıp, sonra bolca yağlayıp tepsilerin içinde akşam 9′da sönmüş odun fırınına attık. sabah 7′de geldiğimizde aldık. yani 150 derece civarında 10 saat.
Ay Semsa hanim ellerinize saglik. Duck Confit’i cok severim, hic cossoulet olarak denememistim. Mutlaka deniyecegim. Ben hep salatalara atarim. Yeni bide milfoy hamuruyla boregini yedim cok guzeldi.
Duck prosciutto’da yapiyormusunuz?