sabah internette bakınırken gördüm, bagna caudalı yumurtalı sandviç.
bagna cauda deyince zaten aklım çıkar; 14-15 yaşlarındaydım, Bevan yapmıştı, o günden beri en favori 10 listemde daima yer alır. aslı nedir? bir dip yada sos diyelim. Bevan’ın benim hatırladığım tarifine göre eşit miktarlarda zeytinyağı, tereyağı, ançuez ve sarımsak. tereyağı eritir, diğerlerini içine katar, evlenmelerini sağlarsın. sonra da sıcak tutarak yanında çeşitli sebzeyi bandırıp yersin. istiyorsan başka her hangi bir şeye de sos yapabilirsin. amma esas ilk yediğim halini unutamam, Bevan, Cihangir’deki evinde, yanında Ramazan pidesinden kestiği löp parçalarla servis etmişti. demek ki Ramazan’mış. nasıl yediğimi, nasıl kendimden geçtiğimi, o sofrayı hep hatırladım. o akşamın bir diğer ilk tattığım lezzeti de çiğden yapılmış bir körpe ıspanak salatasıydı. üstünde ılık cevizler, haşlanmış yumurtalar ve çıtır baconlarıyla. hiç hiç hiç unutmam. bugün bebek ıspanak salataları her yerde. benim bu bahsettiğim neredeyse 35 sene öncenin İstanbul’u. yok öyle şeyler o zaman. şimdinin kanıksanmış hiç bir lezzeti bilinmiyor, repertuarlara girmeyi bırak, fikri bile yok. 80′lerin başından bahsediyoruz.
ben şanslıydım. bizim evde ve çevremizdeki evlerde, evet, çok iyi yemek pişerdi. ama esas farkı, annemin ve Bevan’ın ayrı ayrı veya beraber pişirdikleri, kimseciklerin duymadığı, varlığını dahi bilmedikleri için merak bile edilememiş lezzetlerin hayatımızdaki yeri yaratırdı. onlar pişirirdi, biz, yani babamla ben, şanslı azınlık olarak bunun keyfini çıkarırdık. yemeğin o yıllardaki hayatın içindeki yerinin, şimdiki, manyaklık sınırlarında dolaşan haliyle yakından uzaktan alakası yoktu. ama annem daha 70′lerde Elizabeth David ve Claudia Roden’in kitaplarını getirtip, çoğunlukla da Bevan vasıtasıyla, o kitapların içinde kaybolurdu. Türkiye’de yemek kitabı sadece Ekrem Muhittin’di.
neyse bir sandviçten nereye geldim. Amateur Gourmet blogundaki yazıyı görünce, yani konu bagna cauda olunca, hemen ağzım sulandı ve yemezsem çatlarım moduna geçtim. ama işti güçtü, evdeki insan kalabalığıydı derken, ancak öğleden sonra yapmak kısmet oldu. sonuçta yapılan basit: bagna cauda hazırladım. ekmek kızarttım. içlerine direkt bagna cauda gezdirdim. yumurtayı haşladım. yeşillikleri ve füme rozbifi yerleştirip, üstlerine daha da sos gezdirip, hemen ılık ılık yedim. hem ağzımın tadı yerine geldi, hem de geçmişi hatırlamış oldum. dedim ya, ben şanslıydım büyürken. hala da öyleyim. şükredecek çok şeyim var. hatıralar da dahil.



[...] By semsaD [...]
sandviç tarifi okunurken ağlanır mı?ağladım..
ruh ikizi diye bir şey var mı bilmiyorum ama yemek ikizi olabilirim sizinle, rahatlıkla. bu sabah tok bir tost ekmeğiyle sızma, hellim ve kaşarla tost yaparken iki de yumurta kırdım tereyağına, tostları döküm tost şeysinden çıkarınca yumurtaları üstüne koydum tabakta sıcak sıcak… yanında yeşillikler ve biberle ….
afiyet olsun :))
Sevgili Semsa,
O kadar canım çekti ki görünce,eldeki malzemeden çiroz’lusunu denedim,-nerede hata yaptıysam artık- acı acı bile afiyetli bir öğle yemeği oldu.
Bana hep yol gösterdiğiniz için teşekkürler ayrıca..