Feeds:
Posts
Comments

Archive for the ‘kuzu’ Category

evde yine birşey yok. sebze kalmamış, sadece salata için yeşillik, bir kaç çeşit peynir ve tabii ki ekmek var. ama son zamanlarda pek sık peynir-ekmek yer oldum, bu sefer canım istemiyor. eh, bir salata desem, o da fikren hafif geldi. şöyle daha tok birşeyler istiyorum. mecburen derin dondurucuyu açtım, köfte var, haşlanmış nohut, bezelye var; [...]

Read Full Post »

jöle lafına takılmayın. geçin orayı. söğüş olarak düşünün. çünkü aslında jöle konarak yapılmadı. sadece gerdanların içinde piştiği suyu çektirince doğal olarak jölelendi. hani kanat ve kanat uçlarından az suyla tavuk suyu çıkardığınızda olduğu gibi. ama asla hani o reklamdaki gibi, paketten çıkan, doğal olduğu iddia edilmesine rağmen, paketin arkasını çevirdiğiniz zaman 1001 çeşit emulgatör memulgatör [...]

Read Full Post »

kuzulu akıtma!

bu gerdan işine şiddetle taktım. müthiş leziz. düğün çorbası yapıyorum, etli pilav, keşkek derken, şimdi de akıtmaların arasına koydum. anneannemin evinde, ben çocukken, kazlı akıtma yapılırdı. akıtmalar -bilindiği üzere akıtma krep ve pancake’in Türk hali- kat kat, üst üste dizilirdi, aralarında da irice didiklenmiş kaz etleri. başka bir ot yada soğan filan koyarmıydı, hatırlamıyorum. bahsettiğim [...]

Read Full Post »

yılbaşı diye tek seçenek hindi mi? bence değil. ördek, kaz gibi kanatlılar şık olur. kolay bulamıyabilirsiniz, yada daha önce pişirmediğiniz bir hayvansa şu anda cesaret edemiyebilirsiniz. peki kuzu olmaz mı? bal gibi de olur. ama belki de günlük olmaktan çıkarmak lazım. gerçi, fiyatı sebebiyle ‘günlük’ demek, kendini bilmemeye girer ya. neyse. kasaba kuzu kol söyledik, [...]

Read Full Post »

yaz günü kuzu yemenin ne alemi vardı bilemiyorum, ama kasaptaki kuzu kol çok iyi görünüyordu, ben de dayanamadım, aldım. sonra da evde kemiğinden sıyırıp, açtım. önce bol tuz ve değirmen karabiber. saksılardan yolduğum kekik, mercanköşk ve biberiye. bir sıra diş sarımsak. yağ mağ hiç birşey yok. sardım, iple bağladım. önce tavada çevirdim, renk aldı, sonra [...]

Read Full Post »

“pirzola zaten lokum gibidir, ne marinesi derseniz” tabii ki haklısınız. ama can oynamak isteyince n’apıcan? ben de oynadım. pazardan aldığım olgun domateslerden birini rendeledim. içine sarımsak, bahçeden fesleğen, mercanköşk ve kekik. tabii karabiber, tabii deniz tuzu. bir de sızma. hepsini bızladım, biraz da su ilave ettim. etleri de içine yatırdım. sonra da ister tavada, ister [...]

Read Full Post »

acaip bir gundu. Cafe East diye bir Vietnam lokantasini bulmak uzere yola cikmistik. Londra denilemiyecek kadar merkez disi bir yere gitmemiz gerekiyordu: Surrey Quays. nehrin alt tarafinda, yaklasik Docklands karsisi bir yerlere denk geliyor. tabii bu sadece haritada. bildigimiz hicbir metro hatti da oraya gitmiyor. toprakustu bir hat koymuslar. sonra da ne kadar yurumemiz gerekecegi [...]

Read Full Post »

belki de Türkiye’nin en iyi işkembe çorbasını Bandırma meydan’daki İnegöl köftecisi yapar. büyürken ilk işkembe çorbamı orada içip, ahlakım tamaman bozuldu. sonra hiçbir yerde işkembe çorbalarını beğenmez oldum. ama orası da bu çorbayı sadece kışları yapar. yazın bulamazsınız. vardır bir hikmeti. neyse. köftesi de iyidir. ama bu sefer, buzdolabında-sergide gözüme takıldı pirzolanın löp yeri; kalınca [...]

Read Full Post »

bugün Kantin’de enginarlı kuzu yaptık. ben dükkana vardığımda, 08:15 gibi, Bayram Usta kemikli butları kızartıp, suda pişirmeye koymuştu. 2 saat sonra kuzular ilik gibi olmuştu. kenara aldık, porsiyonlamak için ılınsin diye. azar azar pişirmek için üç ayrı tencereye hazırladım. tencerelerin dibine arpacık soğanları, kuru iç baklaları ve taze soğanın beyaz yerlerini yerleştirdim. üstlerine kuzunun içinde [...]

Read Full Post »

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 2,081 other followers