Feeds:
Posts
Comments

Archive for the ‘hızlı’ Category

tam yazlık.

mercan. balık olanı kast ettiğim. fileto, derili. biraz tuzladım, tezgahta bir 15 dakika bekledi.

domates. sulu, lezzetli, kırmızı. incecik doğranmış, şöyle arkasını gösterecek gibi. tabağın en altına, üstünde kristalize deniz tuzu ve bolca sızma zeytinyağı ile.

limon kabuğu. bol. bol. bol.

semizotu yaprak yaprak. kütür. yabanisi olsa daha iyi olur.

bir fırt tahin. ama gerçekten bir fırt. devamı daha sonra.

börülce, kurusundan. hani şu pazarda bulup sotaya attığım göbeği kara olmayanlardan. öbürü de olur ama bu daha iyi oluyor. topraksılığı daha az diye.haşlanmış, henüz ılık.bademler tuzsuz, kabuklu, uzunlamasına kesilmiş. bir diş sarımsakla bolca zeytinyağına. renkleri dönecek. ama sarımsağı dönmeden, yani acımadan alacaksın dışarı. ama son saniyesinde incecik pul doğranmış başka sarımsaklar atacaksın tavaya. hemen de çıkaracaksın. rengi hiç-mi-hiç dönmeyecek. sonra hepsini hemencecik bir peçetenin üstüne. bolca deniz tuzu. öylece. yağ tavada kalacak.

işte balık o tavaya. derili yüzü alta. yanına yeni bir diş sarımsak unutmamalı. sonra hop öbür yüzü. çıkarır çıkarmaz tabakta dizdiğin malzemenin üstüne.

bademli karışım üste. tuzu sarımsağı hepsi.

incecik, azıcık taze soğan.

balığa gelmeden biraz daha tahin.

en son, ama olayı değiştiren hamle, limon. şöyle yarım limonun suyu, şarıl şurul.

nefis.

afiyet olsun. 

Read Full Post »

20140623-190035.jpgmalum yıllar önce Defne yapmıştı karpuz-peynir klasiğine bir yorum. millet pek bir itiraz etmişti “böyle de olur mu?” diye. tabii ki de olur, bal gibi olur. ama hep korkarız yeniyi denemekten, hep bildiğimize sığınırız, hep annemizinkinin üstüne lezzet kabul etmeyiz.

neyse, konu şimdi bu değil. bir karpuz ve peynir salatası.

geçenlerde Stavriani soğuk bir karpuz çorbası yaptığından bahsetti. o bana Defne’nin salatasını hatırlattı. ben de mönüye koydum. önce bir sos hazırladık, portakal kabuğu ve suyu, az deniz tuzu -ama gerçekten az- biraz şeker, ucundan çok kokulu Ayvalık kekiğinden, değirmen karabiber ve zeytinyağı ile. karpuzları bir kaşık yardımı ile yarım küreler halinde çıkardık, tabii çekirdeksiz. kişniş yaprakladık, bir de teneke tulumundan incecik parçalar kestik. geriye hepsini birleştirmek kaldı. üstelik bir de güzel oldu ki.

Read Full Post »

marine hıyar

20140511-103921.jpgbu marine hıyar müthiş bir şey. en azından benim fikrim bu. yapması şiddetle basit, sunumu güzel, yemesi kıtır kıtır. ister içki yanına, ister bir salatanın içine. sadece şeker, tuz, aromatik bir takım numaralar ve az biraz sirke. hepsi bu. bir kaç saat bekledin mi tamam.

20140511-104305.jpg

Read Full Post »

pilic kulbasti kuskonmazgeçenlerde bir akşam evde yapmıştım kendime, pek memnun kalınca lokantada da mönüye koydum.

pilicin göğüs etinden külbastılar hazırladık. dövdük, sonra da marine ettik, zeytinyağı, taze tarhun, sarımsak, limon kabuğu, deniz tuzu, değirmen karabiber. kuşkonmazları normalden daha diri kalacak şekilde ‘blanche’ ettik, sonra hemen buzlu suya. çıkarıp, kurulayıp, kenara aldık. ayrıca sarımsak pulladık, kiraz domatesleri göbeğinden ikiye böldük, Ayvalık teneke tulumu rendeledik ve de bolca tarhun yaprakladık.

sipariş geldikçe çift tava çalıştık. birine biraz sızma, bir diş sarımsak -bilahare dışarı alınmak üzere- ve tarhunları attık. hemen kuşkonmazlar ve kiraz domatesler . tabii tuz. çevire çevire, orta yüksek ateşte. zamanlamayı ayarlayıp, diğer tavaya da, yine bir parça sızma ile, külbastıları. bir yüzleri 1 dakika bile sürmüyor, diğer tarafı çevirmeden önce, ilk tavadaki diş sarımsak dışarıya, yerine pul sarımsaklar. külbastının ikinci yüzü olurken, kuşkonmazlara son 10 saniye gibi rendelenmiş teneke tulumu, onlar da eriyor, hem de biraz kıtırdıyor.

gerisi tabaklamak zaten. önce alta kuşkonmazlar, üstüne külbastılar, onların da üstüne tavadaki sarımsak ve peynir kıtırları. etrafa kiraz domatesler. bir dilim limon, sıkmak isteyen olursa diye, zira bir kaç damlası çok yakışıyor, yoksa öyle şor diye değil.  biraz daha teneke tulumu ve bolca değirmen karabiber. şahane oldu, şahane.

Read Full Post »

herşey bir fikirle başlıyor. bir yerde bir yemek yiyiyorsunuz, yada bir reçete okuyorsunuz, size iyi geliyor. hele o anda, farkında olmasanız da ağzınızın istediğini tam da tarif ediyorsa, o yemek yapılıyor.

bende de dün akşam böyle oldu. eve gelirken 1 parça antrikot almıştım, döküm ızgara tavasında yaparım diye, yanına da salata. en azından plan buydu. biraz internette gezineyim diye başladım, tüm yemek planım değişti. NYT’ın dining sayfalarında Melissa Clark bol kimyonlu bir kuzu, ama Çin tipi bir kuzu, reçetesi anlatıyordu. meğer canım tam da öyle bir şey istiyormuş.

IMG_4552evde kuzu yok, ama antrikot var, neden olmasın? güzelim ara yağlarından kurtuldum, eti lif yönünün tersinden doğradım. kuru soğan ve taze sarımsakları hazırladım. eti kırıkladığım kendi kendine kurumuş acı kırmızı biberler, toz kimyon, kavrulmuş tohum kimyon ve pembe karabiber karışımı ile harmanladım. haa, birazcık da ince kıyılmış taze zencefil ekledim. sarımsakları çinttim. hazırlıklar tamamlandı. damağım birşey daha istiyor, ama ne? ufak bir tereddütten sonra bamyada karar kıldım. derin dondurucuda da var zaten, o zaman tamam.

yemek saati gelince herşeyi toplamak 10 dakika sürmedi. woku iyice kızdırdım. sırasıyla, ayrı ayrı kuru soğanları, taze sarımsakları ve bamyaları kavurdum, kenara aldım. sonra eti çevirdim ve diğer malzemeyi woka geri kattım. çintilmiş sarımsak, bir gıdım soya sosu ekledim, karıştırdım. bir avuç da taze kişniş. hemen tabağa, yada daha doğrusu çanağa. evet, tam da istediğim buymuş. esas olarak bamya ve kimyon ve acı istemiş canım, bu reçete de bana fikir olmuş.

Read Full Post »

Eataly raviolisineredeyse 1,5 ay oluyor, Ocak başı gibi, bu raviolileri alalı. taze hamurdan, içleri pirinçli diye merak etmiştim, ama aldığımla da derin dondurucuya atmıştım. yemek ancak Şubat’ın sonuna kısmet oldu.

döküm tavamda biraz zeytinyağında tuzsuz bademleri çevirdim, kenara aldım. sonra aynı tavaya, aynı yağa sıçandişi/brunoise soğanları attım. yumuşayınca çintilmiş sarımsak ve bebecik ıspanakları ilave ettim. biraz nar ekşisi, bol değirmen karabiber ve yeterince tuz. biraz da raviolilerin kaynamakta olduğu sudan ekledim, sos oldu. son dakikada doğradığım siyah zeytinler ve ravioliler. şöyle bir karıştırıp, tabakladım, üstüne bol parmesan, hani şu Katie’nin getirip, stokta tuttuklarımdan, bir de tekrar değirmen karabiber. “hadi artık yemek yiyeyim” diyip, ayaklanmamla, elimde bir tabakla geri oturmamın arasında sadece 15 dakika var, o kadar hızlı ve pratik oldu. bu dondurucuda taze hamur makarna iyi fikir.

Read Full Post »

20140213-215921.jpgpazardan şahane pancarlar almıştım, ancak bugün haşladım. baktım yapraklar hala diri, üstelik körpecik. kıyamadım tabii.

20140213-220038.jpgişe önce bir maydanoz-ceviz pestosu yaparak başladım. havanda sarımsakları tuzla dövdüm, sonra ceviz ekledim, maydanoz da. hepsini dövüp, değirmen karabiber ve zeytinyağı ile tamamladım, bir kenara koydum.

piyaz doğradığım soğanları bir tavada çevirdim. biraz yumuşayınca, sıçandişi/brunoise hazırladığım zencefil ve pazı saplarını ekledim. onlar yumuşayınca, altını gazlayıp, pancar yapraklarını attım içine. hızla çevirirken biraz da yanda foklıyan makarnanın suyundan. son dakika da yarım portakalın suyu, tamam oldu.

20140213-222608.jpglinguineyi -aslında başka tür bir makarna lazımdı, sosu daha iyi tutardı, ama n’apcen ki evde sadece bu vardı- tabağa koydum, bir tarafa sosu, bir tarafa rende Kars kaşarını, maydanoz pestomu, biraz da kırıklanmış ceviz, servise hazır oldu, geriye sadece karıştırıp, yemek kaldı.

Read Full Post »

Older Posts »